Markanızın orijinalliğini koruyun — Ücretsiz başlayın · KVKK uyumlu · Avrupa'da kayıtlı şirket

Pazaryerinin hukuki sorumluluğu nedir ve nasıl işler?

Pazaryeri sorumluluğu sahte ürün konusunda Türk hukuku, platformlara "bilgi iletim araçlığı" temelli sınırlı bir sorumluluk modeli tanımlar: pazaryeri, satıcının koyduğu içerikten kural olarak doğrudan sorumlu değildir; ancak hak sahibinden usulüne uygun şikâyet alındığında en geç 48 saat içinde kaldırmakla yükümlüdür. Bu yükümlülüğün işlemesi için şikâyetin belirli koşulları eksiksiz taşıması gerekir. Bu sayfa; hukuki çerçeveyi, tarafların hak ve yükümlülüklerini ve tipik akışı mevzuat dalı adıyla, madde numarası vermeksizin açıklar.

Konuyu üç tarafın gözünden ele alacağız: platformun hukuki konumu, satıcının sorumluluğu ve marka sahibinin hakları. Her bölüm, süreçteki kritik eşiği öne koyar; ardından ayrıntı gelir.

Platformun hukuki konumu nedir?

Pazaryerleri, Türk elektronik ticaret mevzuatı çerçevesinde "elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcı" (ETAHS) olarak tanımlanır. Bu tanım, platformun içerik üreticisi değil, içeriğin yayımlandığı ortam olduğunu kabul eder. Dolayısıyla bir satıcı sahte ürün listesi açtığında, platform kural olarak bundan birincil derecede sorumlu tutulamaz.

Ne var ki bu koruma koşulsuz değildir. Mevzuat, iki kritik istisna koyar: platform hukuka aykırılıktan haberdar olduğunda harekete geçmek zorundadır; harekete geçmediğinde ise koruma kalkar. Haberdar olma, çoğunlukla hak sahibinin usulüne uygun şikâyetiyle gerçekleşir.

Peki platform "kendi kendine" haberdar olabilir mi? Elektronik ticaret mevzuatı, orta ölçekli ve üzeri platformlara her yıl Sınai Mülkiyet Kanunu dahil mevzuata aykırılıkları tespit için inceleme yaptırma ve raporu izleyen yılın Nisan ayında Ticaret Bakanlığı'na sunma yükümlülüğü getirir. Bu, proaktif denetim anlamına gelir; ancak tek başına şikâyet sürecinin yerini almaz.

Mevzuatın ölçek eşiği de dikkat çekicidir. Yıllık net işlem hacmi 10 milyar TL üzerindeki platformlar "orta ölçekli", 30 milyar TL üzerindekiler "büyük ölçekli" ETAHS sayılır ve bu gruplara daha kapsamlı yükümlülükler uygulanır. Küçük pazaryerleri bu eşiklerin altında kalıyorsa daha dar bir yükümlülük kümesiyle karşı karşıyadır.

Son olarak önemli bir not: bazı yönetmelik hükümlerine ilişkin Danıştay yürütmeyi durdurma kararı bulunmaktadır; ilgili düzenlemelerin güncel akıbetini bir avukata danışarak doğrulamanız önerilir.

Satıcı ne zaman sorumlu olur?

Sahte ürün listesi açan satıcı, "elektronik ticaret hizmet sağlayıcı" (ETHS) konumundadır ve içerikten asıl sorumlu taraftır. Sorumluluk, hem hukuki hem de cezai boyut taşır.

Sınai Mülkiyet Kanunu çerçevesinde, tescilli bir markaya ait ürünün taklitini üreten, satışa arz eden veya satan kişi marka hakkına tecavüz suçunu işlemiş sayılır. Önemli bir ayrıntı: ürünün "replika" veya "imitasyon" olduğunun satış ilanında belirtilmesi sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Bu, hem marka sahibinin hem de tüketicinin sıkça yanlış anladığı bir noktadır.

Tüketici mevzuatı da ayrıca devrededir. Tüketiciye sunulan ürün, tanıtımda belirtilen özellikleri taşımıyorsa ayıplı mal hükümleri uygulanır. Sahte ürün, tanım gereği bu koşulu ihlal eder.

Marka hakkı korumasının devreye girmesi için ise markanın TÜRKPATENT nezdinde tescilli olması ön koşuldur. Tescilsiz marka, ceza hukuku korumasından yararlanamaz; haksız rekabet hükümleri yoluyla başvurulabilecek yollar daha sınırlıdır.

Şikâyet akışı nasıl işler?

Usulüne uygun bir kaldırma talebi üç ayaklıdır: hak sahipliğinin ispatı, ihlal gerekçesi ve gereğe aykırı beyandan doğacak zararlardan sorumluluk beyanı. Bu üç ayaktan biri eksikse platform şikâyeti işleme almaz; eksiklikleri bildirir.

Şikâyet hangi kanaldan yapılmalıdır? Elektronik ticaret mevzuatı sıralamasında dâhili iletişim sistemi, noter veya KEP (kayıtlı elektronik posta) kabul edilen kanallardır. Standart e-posta bu listede yer almaz ve hukuki güvencesi yoktur.

Şikâyet usulüne uygun olduğunda platform en geç 48 saat içinde ürünü yayımdan kaldırır; hem satıcıya hem hak sahibine bildirim yapar. Satıcı bu karara itiraz edebilir. İtiraz haklı bulunursa içerik 24 saat içinde yeniden yayına alınır. Aynı ürün için tekrar eden şikâyetler, yeni belge sunulmadıkça incelemeye alınmaz.

Trendyol, Hepsiburada ve diğer büyük pazaryerlerinin her biri kendine özgü dâhili şikâyet arayüzüne sahiptir. Hepsiburada satıcı panelindeki marka koruma ayarlarını doğru yapılandırmak, tekrar eden ihlallerde sürecin hızını etkiler.

Hangi belgeler gerekir?

Şikâyetin tutunması için gereken belgeler üç kategoride düşünülebilir.

Birinci kategori, hak sahipliği kanıtıdır. Marka tescil belgesi, TÜRKPATENT sicil kaydı veya başvuru numarası bu kapsamdadır. Marka tescili olmayan bir hak sahibi için süreç zorlaşır; haksız rekabet temelli başvurular daha az etkindir.

İkinci kategori, ihlal delilleridir. İhlali belgeleyen ekran görüntüleri, ilan URL'leri, satın alma delili (gerektiğinde), ürün karşılaştırma kayıtları bu gruptadır. Delillerin tarih damgalı ve değiştirilemez biçimde muhafaza edilmesi, ileride açılabilecek hukuki süreçler için de önem taşır.

Üçüncü kategori, hukuki beyan metnidir. "Gereğe aykırı beyandan doğacak zararlardan sorumluluğu kabul ederim" anlamında bir ifadeyi içeren, imzalı belge. Bu beyan, platformun kötü niyetli şikâyetlere karşı kendini koruma mekanizmasıdır. Bir avukat tarafından hazırlanmış şikâyet dilekçesi hem bu beyanı içerir hem de gerekçeyi hukuki dille çerçeveler.

Ayrıca takı, elektronik aksesuar veya kozmetik gibi kategorilerde orijinalliği belgeleyen sertifikalar veya tedarik zinciri kayıtları ek güç sağlar. Bu tür kategorilerde tüketici, orijinallik kontrolünü de ayrıca yapmalıdır; takı alırken nasıl orijinallik kontrolü yapılacağına dair adım adım rehber bu konuda yol gösterici olabilir.

Pazaryeri sorumluluğu haksız rekabet çerçevesinde nasıl değerlendirilir?

Sahte ürün yalnızca marka ihlali değildir. Taklit listeler gerçek satıcının rekabet gücünü de zedeler. Bu durumda ticaret hukuku kapsamındaki haksız rekabet hükümleri devreye girebilir.

Tescilsiz marka söz konusu olduğunda ceza hukuku yolu kapalıdır; ancak ticaret mevzuatının haksız rekabet düzenlemeleri üzerinden tazminat ve men davası açılabilir. Bu yol, tescilli markalara göre daha yoğun ispat gerektirmekle birlikte uygulamada başvurulan bir alternatiftir.

Haksız rekabet iddiasının süreci nasıl işler, hangi adımlar izlenir? Haksız rekabet iddiasında adım adım süreci bu soruyu ayrıntılı biçimde ele almaktadır.

Ticari nitelikli tazminat uyuşmazlıklarında zorunlu arabuluculuk gündeme gelebileceğini de belirtmek gerekir. Fiil suç teşkil ediyorsa arabuluculuk yalnızca tazminat boyutunda mümkündür; cezai boyut doğrudan savcılık yolunu izler.

Ne zaman avukata gitmek gerekir?

Platformun dâhili şikâyet mekanizması her zaman yetmez. Satıcı itiraz ettiğinde, ürün farklı hesaplardan tekrar listelendiğinde veya zarar ciddi büyüklüğe ulaştığında idari yolun sınırına dayanılmış demektir.

Şu durumlar avukata başvurmak için belirgin eşiklerdir:

Delil tespiti, bu noktada kritik önem kazanır. Uygulamada en sık karşılaşılan sorunlardan biri, avukatlık sürecine geçildiğinde platformda listenin kaldırılmış ya da satıcı hesabının silinmiş olmasıdır. Bu durumda kayıt altına alınmamış delil, davayı zorlaştırır. Tarih damgalı ekran görüntüsü, arşivlenmiş ilan URL'si ve varsa satın alma kaydı bu risk için temel sigortadır.

SahteAvcı bu süreçte marka sahiplerine delil paketini hızla derleme imkânı sunar ve uygun hukuk bürolarına yönlendirme yapar. Eklenti, orijinal görseller ile listelenen ürün arasındaki görsel benzerliği tarayıcıda yerel olarak değerlendirir ve bir risk skoru üretir – bu skor sahtelik kanıtı değil, önceliklendirme aracıdır. Temel analiz tarayıcıda yerel çalışır; isteğe bağlı BYOK modunda görseller seçtiğiniz API sağlayıcısına gönderilir.

Sürecinizi bir uzmana anlatmak ve uygun hukuk bürosuna bağlanmak için görsel benzerlik analizi (dHash) gibi dijital delil yöntemlerini tanıdıktan sonra hukuki destek sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Marka ihlaliniz platform şikâyetiyle çözülmedi ya da hangi adımı atacağınızdan emin değil misiniz? Durumunuzu anlatın; iş birliği yaptığımız bağımsız hukuk bürolarından size uygun olanına yönlendirelim. Hukuki destek sayfasına gidin.

Sık sorulan sorular

Pazaryeri sorumluluğu sahte ürün için avukat gerekir mi?

Her durumda zorunlu değildir. Platform dâhili şikâyet mekanizması, usulüne uygun belgelerle birçok vakada sonuç verir. Ancak şikâyet reddedilirse, satıcı itiraz ederse ya da aynı ihlal tekrarlanırsa avukata başvurmak pratik bir zorunluluk hâline gelir. Cezai süreç ve tazminat davası ise her zaman avukatlık hizmeti gerektirir.

Pazaryerinin hukuki sorumluluğu ne kadar sürer?

Süre, şikâyetin usulüne uygunluğuna ve satıcının itiraz edip etmediğine göre değişir. Platform, usulüne uygun şikâyet üzerine en geç 48 saat içinde kaldırma yapar. Satıcı itiraz ederse ve haklı bulunursa içerik 24 saat içinde yeniden yayına alınır. Hukuki süreç (dava) başladığında ise süre dosyaya göre değişir; kesin bir rakam vermek mümkün değildir.

Pazaryerinin hukuki sorumluluğu için hangi belgeler gerekir?

Üç temel kategori vardır: hak sahipliğini kanıtlayan marka tescil belgesi; tarih damgalı ihlal delilleri (ekran görüntüsü, ilan kaydı); ve gereğe aykırı beyandan doğacak sorumlulukları kabul eden imzalı beyan metni. Bu üç unsurdan biri eksikse platform şikâyeti işleme almaz.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. SahteAvcı avukatlık hizmeti vermez; talep hâlinde iş birliği yaptığımız bağımsız hukuk bürolarına yönlendirme yapar. Somut olayınız için mutlaka bir avukata danışın.

Burak Şahin – Hukuk Analisti / Araştırmacı, SahteAvcı. Türk e-ticaret mevzuatı ve sınai mülkiyet uyuşmazlıklarını pazaryeri politikaları ve kamuya açık hukuki kaynaklar temelinde izler; SahteAvcı'nın tarama verilerinde tekrar eden şikâyet kalıpları ve platform yanıt süreleri bu analizin pratik girdilerini oluşturur. Pazaryeri dokümantasyonunu incelediğimizde, dâhili şikâyet kanallarının platform ölçeğine göre önemli ölçüde farklılaştığı görülmektedir. Son güncelleme: 24 Nisan 2026.