Yurt dışında kayıtlı bir satıcı, markanızın adını taşıyan ürünleri Türk pazaryerlerinde satıyor. Şikayet formu dolduruyorsunuz, yanıt gelmiyor. Tekrar deniyorsunuz; satıcı hesabını kapatıp yeni bir isimle açıyor. Bu döngü, hareketsiz kaldıkça marka değerinizi ve cironuzu her geçen gün biraz daha aşındırıyor.
Yurt dışı satıcıya dava açmak teknik olarak mümkündür; ancak süreç, yurt içi davalara göre daha uzun ve daha maliyetlidir. Yurt dışındaki satıcıya karşı başvurulabilecek yollar; pazaryeri platformu üzerinden kaldırma talebi, Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında Türk mahkemelerinde dava, gümrük sınır önlemleri ve ilgili ülkenin hukuk sistemine başvuru olarak sıralanabilir. Hangi yolun önceliklendirileceği somut olaya, markanın tescil durumuna ve satıcının bulunduğu ülkeye bağlıdır.
Bu sayfada yurt dışı satıcıya karşı kullanılabilecek hukuki araçları, her birinin gerekliliklerini ve tipik risklerini bulacaksınız. SahteAvcı avukatlık hizmeti vermez; ilgili bölümde iş birliği yaptığımız bağımsız hukuk bürolarına nasıl ulaşabileceğinizi açıklıyoruz.
Her yurt dışı satıcı sorunu aynı hukuki yoğunluğu gerektirmez. Kimi durumlarda platformun kaldırma mekanizması yeterlidir; kimi durumlarda ise yalnızca hukuki süreç gerçek bir caydırıcılık sağlar.
Aşağıdaki durumların birden fazlası aynı anda geçerliyse profesyonel hukuki destek almanız güçlü bir ihtimale işaret eder:
Karşı tarafın yurt dışında olması, Türk mahkemelerinin yetkisini doğrudan ortadan kaldırmaz. Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında hak sahipliğinin tescile dayandığı davalarda Türk mahkemeleri yetki talep edebilir. Ancak kararın icrası ayrı bir sorun oluşturur; bu konuya aşağıda ayrı bir bölümde dönüyoruz.
Seçenekleri tek bir süreç olarak değil, birbirini tamamlayan araçlar olarak değerlendirmek gerekir. Çoğu durumda en etkili strateji bu yolların birlikte yürütülmesidir.
İlk ve en hızlı araç, platformun kendi şikayet mekanizmasıdır. Türkiye'de faaliyet gösteren pazaryerleri, elektronik ticaret mevzuatı uyarınca hak sahibinin başvurusu üzerine ürünü en geç 48 saat içinde yayımdan kaldırmakla yükümlüdür. Bu yükümlülük satıcının yurt içinde mi, yurt dışında mı olduğuna bakılmaksızın platform için geçerlidir.
Ne var ki şikayet belirli koşulları taşımazsa işleme alınmaz. Mevzuat şunları zorunlu kılmaktadır: hak sahipliğinin ispatı, ihlal gerekçesi ve destekleyici deliller, gerçeğe aykırı beyandan doğacak zararlardan sorumluluk beyanı. Şikayet dâhili iletişim sistemi, noter veya kayıtlı elektronik posta (KEP) aracılığıyla iletilmelidir; düz e-posta bu kapsamda yeterli sayılmaz.
Satıcının itiraz hakkı da mevcuttur. İtiraz haklı bulunursa içerik, mevzuat uyarınca 24 saat içinde yeniden yayına alınabilir. Tekrar eden şikayetler ise yeni belge sunulmadıkça incelemeye alınmaz. Bu döngü kırılmak isteniyorsa hukuki süreçle desteklenmesi gerekir.
Hepsiburada'da şikayet başvurusunun nasıl hızlandırılacağını anlatan rehberimizde adım adım belge listesini bulabilirsiniz.
Markanız TÜRKPATENT nezdinde tesciliyse ve yurt dışındaki satıcı bu markayı ihlal ediyorsa, Türk mahkemelerinde hem hukuki hem cezai yollara başvurmak mümkündür. Dikkat edilmesi gereken birkaç nokta vardır.
Türkiye'de tescilli olmayan bir marka için Sınai Mülkiyet Kanunu'nun cezai koruma hükümleri devreye girmez; bu durumda ticaret hukukunun haksız rekabet hükümleri uygulanır. Dava yoluna gidilmeden önce marka koruma sözleşmesinin nasıl hazırlandığını incelemeniz, sözleşme kapsamı ve hakların korunması konusunda size somut bir çerçeve sunacaktır.
Yurt dışındaki bir satıcıya tebligat yapılması, ilgili ülkeyle aramızdaki adli yardımlaşma anlaşmalarına ve o ülkenin iç hukukuna bağlıdır. Bu süreç önemli ölçüde uzayabilir. Mahkeme kararı alınsa bile kararın yurt dışında icrası ayrı bir tanıma-tenfiz prosedürü gerektirir.
Taklit ürünler fiziksel olarak Türkiye'ye ithal ediliyorsa gümrük yolu etkili bir engel oluşturabilir. Ticaret Bakanlığı'nın Fikri ve Sınai Mülkiyet Hakları Programı üzerinden yapılan başvuru ile gümrük idaresi şüpheli eşyayı durdurabilir.
Sürenin sıkı olduğunu bilmek gerekir: başvurusu olmayan hak sahibi için gümrük idaresi şüpheli eşyayı 3 iş günü resen alıkoyabilir; bu süre içinde hak sahibinin başvuru yapması gerekir. Alıkoyma bildiriminden itibaren ise 10 iş günü içinde dava açılmalı ve ihtiyati tedbir kararı alınmalıdır. Bozulabilir eşyada bu süre 3 iş günüdür ve uzatılamaz.
Kolaylaştırılmış imha seçeneği de mevcuttur: mahkeme kararı beklenmeden imha mümkündür; bunun için eşya veya beyan sahibinin yazılı muvafakati aranır.
Özellikle yüksek hacimlerde veya kayıp ticari boyuta ulaştığında, satıcının kendi ülkesinde dava açmak en kalıcı sonucu verebilir. Ancak bu yol en maliyetli ve en uzun seçenektir. İlgili ülkede marka tescili bulunması, yerel avukatlık hizmeti alınması ve o ülkenin hukuk sistemine hakimiyet gerektirir.
Bu yolda SahteAvcı doğrudan hizmet vermez; ancak toplayacağımız delil paketi, yurt dışında görev yapacak hukuk bürosunun işini önemli ölçüde kolaylaştırır.
Hangi yol seçilirse seçilsin, belge hazırlığı sürecin en kritik aşamasıdır. Eksik belgeyle yapılan başvuru işleme alınmaz; sonradan tamamlanması ise zaman kaybettirir.
| Belge | Neden gerekli | Dikkat edilecek nokta |
|---|---|---|
| Marka tescil belgesi | Hak sahipliğinin kanıtı | TÜRKPATENT kaydı zorunlu; tescilsiz markada ceza davası açılamaz |
| İhlal içeren ilanın ekran görüntüleri | İhlalin belgelenmesi | URL, tarih, fiyat, satıcı bilgisi görünür olmalı; zamanla silinebilir |
| Satın alma kanıtı (varsa) | Ürünün fiilen satıldığını gösterir | Sipariş özeti, ödeme belgesi ve teslimat bilgisi birlikte saklanmalı |
| Uzman incelemesi veya teknik rapor | Ürünün taklit olduğunu destekler | Marka sahibinin yetkili servisinden veya bilirkişiden alınmalı |
| Satıcıya önceki bildirimler | Kötü niyetin ve ısrarın kanıtlanması | KEP veya noter aracılığıyla yapılmış bildirimler daha güçlüdür |
| Ciro kaybına ilişkin ticari kayıtlar | Tazminat taleplerinin somutlaştırılması | Karşılaştırmalı dönem verileri kullanılabilir |
Delil toplama ve düzenleme aşamasında SahteAvcı'nın sunduğu delil paketi; ekran görüntülerini, risk skorlarını ve zaman damgalı kayıtları bir araya getirir. Eklentinin ürettiği bu paket, avukatın dosya hazırlık süresini önemli ölçüde kısaltır.
Sahte ürün iddiasıyla dava dosyası oluşturmadan önce hangi adımların izleneceğini görmek istiyorsanız, sahte ürün satıcısına dava açma rehberini incelemenizi öneririz.
Yurt dışı satıcılara karşı yürütülen süreçlerde üç risk öne çıkıyor. Bunları önceden görmek, stratejinin gerçekçi kurulmasını sağlar.
Yurt dışında kayıtlı satıcılar çoğu zaman hesap kapatıp yeni isimlerle açmaktadır. Bu durum, her seferinde başvuruyu sıfırdan başlatmak anlamına gelebilir. Tek ilanı hedef alan bir strateji yerine, satıcının davranış örüntüsünü belgeleyen bir yaklaşım daha sürdürülebilirdir.
Yurt dışındaki bir kişiye Türk mahkeme kararını tebliğ etmek, adli yardımlaşma anlaşmalarının varlığına ve işleyişine bağlıdır. Bazı ülkelerle bu mekanizma işlevsel biçimde çalışmamaktadır. Avukat, konuya özel bir yetki analizi yapabilir.
Çevrimiçi ilanlar kısa sürede kaldırılabilir, değiştirilebilir veya arşiv dışı kalabilir. Delil tespitinin en kısa sürede ve doğru yöntemle yapılması, daha sonraki aşamalarda sunulabilir belgeler oluşturmanın tek yoludur. Zaman damgalı ekran görüntüleri ve arşiv hizmetleri bu noktada kritik rol oynar.
Ters görsel arama yöntemiyle taklit ürün ilanlarının nasıl bulunduğunu ve belgelendiğini öğrenmek için ters görsel arama ile taklit tespiti rehberimizi inceleyebilirsiniz.
SahteAvcı avukatlık hizmeti vermez; bu sınırı net biçimde çizmek gerekir. Eklentinin sürece katkısı iki alanda odaklanır: delil paketi oluşturma ve iş birliği yaptığımız hukuk bürolarına yönlendirme.
Delil paketi: Eklenti, incelediğiniz listeler üzerinde risk skoru üretir; görsel benzerlik analizi, satıcı profili sinyalleri ve fiyat anomalileri gibi verileri zaman damgalı biçimde kaydeder. Bu kayıtlar, avukatın dosya açarken kullanabileceği ham malzemeyi oluşturur. Üretilen skor sahtelik kanıtı değildir; ancak hukuki süreçte dikkate alınabilecek bir risk göstergesidir.
Temel analiz tarayıcınızda yerel olarak çalışır; isteğe bağlı BYOK (Bring Your Own Key) modunda gelişmiş görsel modeller kullanırsanız görseller seçtiğiniz API sağlayıcısına iletilir.
Hukuk bürosu yönlendirmesi: Durumunuzu anlattıktan sonra iş birliği yaptığımız bağımsız hukuk bürolarına yönlendirme yapıyoruz. Bu bürolar SahteAvcı'nın iştiraki değildir; yönlendirme referans niteliğindedir ve seçim size aittir.
Eklentinin sahte ürün ilanlarını nasıl tespit ettiğini görmek için bir orijinallik kontrol senaryosu üzerinden gitmek istiyorsanız, powerbank alırken orijinallik kontrolü için hazırladığımız kontrol listesi somut bir örnek sunmaktadır.
Yönlendirme süreci şu şekilde işliyor: /hukuki-destek/ sayfasındaki formu dolduruyorsunuz, durumunuzu ve önceliklerinizi kısaca aktarıyorsunuz. Ekibimiz iletişimi değerlendiriyor ve konuyla ilgili deneyimi olan bağımsız bir hukuk bürosuna iletişim bilgilerinizi aktarıyor. Büroyla görüşme koşullarını ve ücretlendirmeyi doğrudan karşılıklı belirliyorsunuz.
Bu adımda net olmak gerekiyor: SahteAvcı yönlendirmede aracıdır. Hukuki strateji ve temsil ilişkisi sizinle büro arasında kurulur. Ücret bilgisi de büro tarafından verilir; biz bu konuda bir rakam belirtmiyoruz.
Marka koruma, tescilden sonra bitmez. Tescil size bir hak verir; ihlali tespit etmek, belgelemek ve harekete geçmek ise süregelen bir çabadır. Yurt dışı satıcı söz konusu olduğunda bu çabanın profesyonel desteğe ihtiyacı daha da belirgindir.
Durumunuzu bir avukata anlatmadan önce delil paketini hazır etmek istiyorsanız SahteAvcı'yı ücretsiz kurun ve ilanları taramaya başlayın. Topladığınız risk raporları, büroyla yapacağınız ilk görüşmeye hazırlıklı girmenizi sağlar. Yönlendirme talebi için hukuki destek sayfasını ziyaret edin; durumunuzu aktarın, size uygun bağımsız hukuk bürosuna bağlanalım. Kurulum iki dakika sürer, ücretsiz planla hemen başlayabilirsiniz.
Pazaryeri kaldırma talebi için avukat zorunlu değildir; ancak şikayetin mevzuata uygun belgelenmiş olması gerekir. Türk mahkemelerinde dava açmak veya gümrük önlemi başlatmak için avukat desteği pratikte neredeyse kaçınılmazdır. Yurt dışındaki satıcının ülkesinde işlem yapılacaksa yerel avukatlık hizmeti şarttır. Hangi yolun seçileceğine önce karar vermek, avukata duyulan ihtiyacı netleştirir.
Pazaryeri kaldırma talebi, mevzuat uyarınca 48 saat içinde yanıtlanmalıdır; ancak itiraz süreci bu süreyi uzatabilir. Gümrük önlemleri haftalara, Türk mahkemesindeki bir dava aylara yayılabilir. Yurt dışında süreç başlatılması ise yıllara kadar uzayan bir zaman dilimine işaret edebilir. Kesin bir süre vermek dosyanın özelliklerine, ülkeye ve seçilen yola bağlı olduğundan mümkün değildir.
Platform şikayeti kendi başınıza yürütürseniz doğrudan bir maliyet oluşmaz. Hukuki süreç başlatıldığında avukatlık ücreti, mahkeme harçları ve olası bilirkişi masrafları gündeme gelir. Yurt dışında dava açılıyorsa yerel hukuk sistemine ve büronun tarife yapısına göre maliyet önemli ölçüde farklılaşır. Somut bir rakam için iş birliği yaptığımız bürolarla doğrudan görüşmenizi öneririz.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. SahteAvcı avukatlık hizmeti vermez; talep hâlinde iş birliği yaptığımız bağımsız hukuk bürolarına yönlendirme yapar. Somut olayınız için mutlaka bir avukata danışın.