Markanızın orijinalliğini koruyun — Ücretsiz başlayın · KVKK uyumlu · Avrupa'da kayıtlı şirket

Marka Koruma programlarına başvuru nedir ve nasıl işler?

Pazaryeri marka koruma başvurusu, hak sahibinin bir pazaryeri platformuna ilettiği resmi şikayettir; platformu, marka hakkını ihlal ettiği öne sürülen bir ürünü kaldırma yükümlülüğü altına sokar. Elektronik ticaret mevzuatı kapsamında bu süreç belirli bir yapıya bağlıdır: şikayetin hangi kanaldan yapılacağı, hangi belgelerin ekleneceği ve platformun ne kadar sürede yanıt vermesi gerektiği kurala bağlanmıştır.

Sürecin karmaşık göründüğü yer, hukuki çerçeve ile her platformun kendi iç prosedürünün kesiştiği noktadır. Bu sayfada mevzuatın öngördüğü temel çerçeveyi, tarafların hak ve yükümlülüklerini ve tipik başvuru akışını bulacaksınız.

Pazaryeri marka koruma başvurusu nedir?

Marka sahibi bir işletme, Trendyol ya da Hepsiburada gibi bir platformda kendi markasını taşıdığını düşündüğü taklit bir ürünle karşılaştığında iki yol seçebilir: platformun dahili şikayet mekanizmasını kullanmak ya da doğrudan hukuki yola başvurmak. Marka koruma başvurusu bu iki yolun ilkidir.

Elektronik ticaret mevzuatı, pazaryerlerini Elektronik Ticaret Aracı Hizmet Sağlayıcı (ETAHS) olarak tanımlar. Bu tanım önemlidir çünkü mevzuat, ETAHS'ın satıcının içeriğinden kural olarak sorumlu olmadığını, ancak haberdar edildiğinde kaldırmakla yükümlü olduğunu açıkça düzenler. Başvuru, tam da bu "haberdar etme" eyleminin hukuki çerçevesidir.

Peki bu haber verme nasıl yapılmalı? Sözlü bildirim ya da sıradan bir e-posta yeterli değildir. Mevzuat, şikayetin platformun dahili iletişim sistemi, noter kanalı veya kayıtlı elektronik posta (KEP) aracılığıyla iletilmesini zorunlu kılar. Bu formalite atlandığında platform işlemi teknik olarak yükümlülük doğurmaksızın reddedebilir.

Hukuki çerçeve: hangi mevzuat devreye giriyor?

Pazaryeri marka koruma başvurusu aslında iki ayrı mevzuat katmanının kesişim noktasında duruyor. Birincisi elektronik ticaret mevzuatı, ikincisi sınai mülkiyet mevzuatıdır. Her ikisini de anlamak, başvurunun nereye oturacağını görmeyi kolaylaştırır.

Elektronik ticaret mevzuatı – platformun yükümlülüklerini belirleyen katman budur. Geçerli bir şikayet iletildiğinde platform, söz konusu ürünü en geç 48 saat içinde yayından kaldırmakla ve durumu hem satıcıya hem hak sahibine bildirmekle yükümlüdür. Bu 48 saatlik süre mevzuattan doğar; platformun iç politikasından değil.

Sınai Mülkiyet Kanunu ise asıl hak zeminini oluşturur. Başvuruda ileri sürülen hakkın hukuki dayanağı buradan gelir. Marka hakkına tecavüz iddiasında bulunabilmek için markanın TÜRKPATENT nezdinde tescilli olması ön koşuldur. Tescilsiz bir marka için bu yolun kapısı hukuki açıdan dar açılır; Ticaret Kanunu'nun haksız rekabet hükümleri gibi alternatif zeminler değerlendirilebilir. Ama bu, platformun iç mekanizmasının da işlevsiz kalacağı anlamına gelmez – platformun kendi politikaları zaman zaman tescil şartı aramayabilir.

Bu iki katmanın birbirinden ayrı işlediğini unutmamak gerekir. Platform, şikayeti 48 saatte işleme alır; ama bu bir mahkeme kararı değildir. Satıcı itiraz edebilir ve yeterli itiraz gerekçesi bulunursa içerik 24 saat içinde yeniden yayına alınır. Sürdürülebilir bir koruma için idari başvuru ile hukuki sürecin birlikte yürütülmesi çoğu zaman gerekir.

Toplu ihlal durumlarında – yani aynı markaya yönelik onlarca farklı ilan söz konusu olduğunda – seri kaldırma taleplerinin nasıl yönetileceği ayrı bir pratik sorun oluşturur. Toplu ihlallerde seri kaldırma sürecinin nasıl yönetileceğine dair pratik kontrol listesi bu konuyu adım adım ele alıyor.

Başvuru için hangi belgeler zorunludur?

Eksik bir başvuru işleme alınmaz. Mevzuat, platformun eksiklikleri bildirmekle yükümlü olduğunu düzenler; ama bu, sürecin baştan doğru kurulması gerektiğini değiştirmez. Her gün geçen süre, ihlal eden ürünün pazaryerinde kalmaya devam etmesi demektir.

Geçerli bir başvuruda bulunması gereken üç temel unsur vardır:

Belge setini oluştururken dikkat edilmesi gereken bir nokta: delil toplama sürecinin kendisi de hukuki sınırlara tabidir. KVKK ve delil toplama sınırları: adım adım süreç ve süreler sayfası bu sınırları ayrıntılı biçimde ele alıyor.

Başvuru süreci nasıl işler?

Tipik bir başvuru akışı dört aşamada ilerler. Aşamalar arasındaki süreler platforma ve şikayetin içeriğine göre değişir; ancak mevzuattan kaynaklanan süreler sabittir.

  1. Ön hazırlık: Tescil belgesi, ihlal listesine ait ekran görüntüleri ve sorumluluk beyanı bir araya getirilir. Belge eksikliği başvuruyu baştan raydan çıkarır.
  2. İletim: Şikayet, platformun dahili iletişim sistemi, noter ya da KEP üzerinden iletilir. Kanal seçimi belirleyicidir.
  3. Platform incelemesi ve kaldırma: Geçerli başvuru için mevzuat 48 saatlik süre öngörür. Bu sürede platform ürünü yayından kaldırır ve tarafları bildirir.
  4. İtiraz ve takip: Satıcı itiraz edebilir. İtiraz haklı bulunursa içerik 24 saat içinde yeniden yayına alınır. Aynı ürün için yeni belge sunulmadan tekrar şikayette bulunulamaz. Bu nedenle delil dosyasının ilk seferinde sağlam kurulması kritiktir.

Burada önemli bir pratik soru ortaya çıkıyor: başvuru için delil olarak ne kadar toplamanız yeterli? Üretilen belgelerin güvenilir ve izlenebilir olması, itiraz aşamasında belirleyici fark yaratır. SahteAvcı bu noktada devreye giriyor – eklenti, bir listedeki risk sinyallerini tarayıcınızda analiz eder ve size yapılandırılmış bir risk skoru çıkarır. Bu skor, hukuki gerekçenizi somutlaştırmak için bir başlangıç noktası sunar.

Temel analiz tarayıcınızda yerel olarak çalışır; isteğe bağlı BYOK modunda görseller seçtiğiniz API sağlayıcısına gönderilir.

Başvurunun reddedilmesi veya sonuçsuz kalması ne anlama gelir?

Platform başvuruyu reddedebilir, satıcı itirazını kabul ettirebilir ya da aynı satıcı farklı bir liste altında ihlaline devam edebilir. Bu durumlar başarısızlık değil, sürecin doğal akışının parçasıdır. Asıl soru şudur: bu noktadan sonra hangi adım atılır?

Platform başvurusunun tıkandığı durumlarda iki alternatif ön plana çıkar. Birincisi gümrükte sınır önlemi; ikincisi mahkeme yoluyla ihtiyati tedbir talebi. Gümrük yolu özellikle ürünün yurt dışından tedarik edildiğinin saptandığı durumlarda etkilidir. Mevzuat, şüpheli eşyayı alıkoymanın ardından hak sahibine belirli bir süre tanır; bu süre içinde dava açılması ve ihtiyati tedbir alınması gerekir. Sürenin kaçırılması hakkı kaybettirir.

Mahkeme sürecinde ise delil kalitesi belirleyici olur. Daha önce yapılan platform başvurularının kayıtları, ekran görüntüleri ve analiz çıktıları bu dosyanın bir parçası olabilir. İkincil pazaryerlerinde – örneğin Dolap gibi ikinci el platformlarda – sahte ürünle karşılaşıldığında süreç biraz farklı işler. Dolap'ta sahte ürün geldiğinde iade süreci nasıl yönetilir sorusuna bu bağlantıda yanıt bulabilirsiniz.

Platformun kendi sorumluluğu nerede başlar?

Bu soruyu sormak önemlidir; çünkü marka koruma başvurusu bazen "platformu zorlama" girişimi olarak kurgulanır. Oysa mevzuat bu konuda net bir çerçeve çizer.

Elektronik ticaret mevzuatı platformu, satıcının içeriğinden kural olarak sorumlu tutmaz. Ancak iki koşulda sorumluluk doğabilir: ihlalden haberdar olup gerekli işlemi yapmamak ve kendi platformunda bizzat ihlali kolaylaştırmak. 48 saatlik kaldırma yükümlülüğü bu çerçevede anlam kazanır; ihlale kör kalmak sorumluluk zeminini değiştirir.

Orta ve büyük ölçekli pazaryerlerinin sınai mülkiyet mevzuatı dahil hukuka aykırılıkları tespit etmek için yıllık inceleme yürütme ve sonuçları Ticaret Bakanlığı'na sunma yükümlülüğü de mevzuatta yer alıyor. Bu yapısal yükümlülük, platformların pasif kalma tercihini giderek daha maliyetli hale getiriyor.

Bununla birlikte, bazı yönetmelik hükümlerine ilişkin yargı süreçlerinin devam ettiği bilinmektedir. Bu nedenle başvuru öncesinde ilgili düzenlemelerin güncel durumunu bir hukuk uzmanıyla teyit etmek yerinde olur.

Ne zaman avukat desteği gerekir?

Her başvuru avukat gerektirmez. Tek bir ihlal, açık tescil belgesi, sağlam delil – bu kombinasyonda hak sahibi çoğunlukla platform başvurusunu kendi yürütebilir.

Avukat desteğinin değer kattığı durumlar şunlardır:

Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında marka hakkına tecavüz, şikayet üzerine hapis ve adli para cezasını birlikte öngören bir suç tipidir. "Replika" ya da "imitasyon" ibaresinin ürün üzerinde veya listede açıkça yer alması bu sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Bu noktada amatör bir dosyayla ilerlemek risk doğurur.

Çiçeksepeti özelinde başvuru yapmadan önce satıcı doğrulama adımını tamamlamak, gereksiz itiraz riskini düşürür. Çiçeksepeti satıcı doğrulama kontrol listesi bu adımı hızlı geçmenizi sağlar.

SahteAvcı avukatlık hizmeti vermez. Durumunuza uygun bağımsız hukuk bürosuna yönlendirme yapıyoruz.

Marka koruma başvurusunu hazırlarken delil paketini sağlam kurmak, itiraz riskini önemli ölçüde düşürür. SahteAvcı, liste üzerindeki risk sinyallerini tarayıcınızda analiz ederek size yapılandırılmış bir çıktı sunar – bu çıktıyı hukuki dosyanızın başlangıç noktası olarak kullanabilirsiniz. Durumunuzu anlatın; uygun hukuk bürosuna yönlendirelim: hukuki destek sayfasını ziyaret edin.

Sık sorulan sorular

Pazaryeri marka koruma başvurusu için avukat gerekir mi?

Tek ve açık bir ihlal söz konusuysa hak sahibi başvuruyu kendi yürütebilir. Ancak ihlal sistematikse, satıcı itirazı kabul görüyorsa ya da ceza veya tazminat boyutu gündemdeyse avukat desteği kritik hale gelir. SahteAvcı bu noktada iş birliği yaptığı bağımsız hukuk bürolarına yönlendirme yapar; avukatlık hizmeti vermez.

Marka koruma programlarına başvuru ne kadar sürer?

Elektronik ticaret mevzuatı, geçerli bir başvuru iletildiğinde platformun ürünü en geç 48 saat içinde kaldırmasını zorunlu kılar. Belge eksikliği başvuruyu işlemsiz bırakır ve süreyi uzatır. Satıcı itirazı gelirse itirazın değerlendirilmesi ayrı bir aşama oluşturur; bu aşamanın süresi platforma ve koşullara göre değişir.

Marka koruma programlarına başvuru için hangi belgeler gerekir?

Üç temel unsur zorunludur: hak sahipliğini kanıtlayan tescil belgesi, ihlal gerekçesi ve somut deliller (ekran görüntüsü, ürün görseli, liste URL'si), gerçeğe aykırı beyandan doğacak zararlardan sorumluluğu kabul eden beyan. Bu üç unsurdan biri eksikse platform başvuruyu işleme almayabilir. Ayrıca UV işaret gibi fiziksel doğrulama yöntemlerine dayanan ek deliller, başvurunun gerekçesini güçlendirebilir.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. SahteAvcı avukatlık hizmeti vermez; talep halinde iş birliği yaptığımız bağımsız hukuk bürolarına yönlendirme yapar. Somut olayınız için mutlaka bir avukata danışın.

Burak Şahin – Hukuk Analisti / Araştırmacı, SahteAvcı. Elektronik ticaret mevzuatı ve sınai mülkiyet uygulamaları alanındaki platform politikalarını ve kamuya açık mevzuat metinlerini inceleyerek bu içeriği hazırladı; eklentinin tarama verilerinde tekrar eden ihlal kalıpları, başvuru zayıflıklarının hangi aşamada ortaya çıktığını gösteriyor. Son güncelleme: 18 Haziran 2026.