Markanızın orijinalliğini koruyun — Ücretsiz başlayın · KVKK uyumlu · Avrupa'da kayıtlı şirket

Cumhuriyet savcılığına şikayet: adım adım süreç ve süreler

Sahte ürün savcılık şikayeti süreci, yanlış adımda dosyanın işleme bile alınmayabileceği bir süreçtir. Cumhuriyet savcılığına yapılan şikayetin kabul edilmesi; doğru belgelerin, doğru kanalın ve doğru sıranın bir arada sağlanmasına bağlıdır. Bu sayfa, marka sahipleri için savcılık başvurusunun aşamalarını, beklenen süreleri ve sık yapılan hataları Türk hukuku çerçevesinde açıklamaktadır.

Markanızın tescilli olduğunu, ürünün taklit olduğunu düşündüğünüzü ve şimdi ne yapacağınızı bilmek istediğinizi varsayıyoruz. Aşağıda hukuki çerçeveden başlayarak delil toplamaya, dilekçe içeriğine ve süreçte beklenmedik durumlara kadar her aşamayı bulacaksınız.

Sahte ürün savcılık şikayeti için hukuki çerçeve nedir?

Türk hukukunda marka hakkına tecavüz, yalnızca tazminat davası konusu olmakla kalmaz; aynı zamanda cezai yaptırım öngören bir fiildir. Bu korumanın devreye girebilmesi için ön koşul nettir: markanın TÜRKPATENT nezdinde tescilli olması zorunludur. Tescilsiz marka sahipleri için Sınai Mülkiyet Kanunu'nun ceza hükümleri uygulanmaz; bu durumda Türk Ticaret Kanunu'nun haksız rekabete ilişkin hükümleri gündeme gelir.

Marka sahibinin savcılığa gidebilmesi için üç temel koşulun birlikte bulunması gerekir. Marka TÜRKPATENT'te tescilli olmalıdır. Tecavüz fiili ticari nitelik taşımalıdır. Şikayetçinin hak sahibi ya da yetkili temsilci olduğu belgelenebilir olmalıdır. Bu koşullardan biri eksikse dosya işleme alınmaz ya da kovuşturmaya yer olmadığına dair karar çıkar.

Sınai Mülkiyet Kanunu'na göre, marka hakkına tecavüz ederek mal üreten, satışa arz eden veya satan kişi şikâyet üzerine hapis ve adli para cezası ile karşı karşıya kalır. Suç takibi şikayete bağlıdır; yani marka sahibi şikayetini geri çekerse dava düşer. Bu özellik, uzlaşma müzakerelerinde belirleyici bir unsur olarak öne çıkar.

Dikkat edilmesi gereken bir nokta: ürünün "replika" veya "imitasyon" olduğunun açıkça belirtilmesi, satıcının cezai sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Bu, pazaryerlerinde sıkça karşılaşılan bir yanlış anlamadır. Bir ürün için sahte ürün üreticisine karşı hukuki takibin maliyetleri ve alternatifleri konusunda daha kapsamlı bir değerlendirme yapmak isteyenler için ayrı bir rehber hazırladık.

Şikayetten önce hangi deliller toplanmalı?

Savcılığa taşımadan önce elinizde ne olduğu, sürecin seyrini doğrudan etkiler. Eksik delille yapılan başvurular zaman kaybettirir; kimi zaman sanığı uyararak delil karartma fırsatı da verir.

Toplanması gereken belgeler şu şekilde sıralanabilir:

Bu belgelerin bir kısmı, platformlara yapılan ihtarname ya da şikayet sürecinin doğal çıktısıdır. Pazaryerine bildirim yaptıysanız ve sonuç alamadıysanız bu yazışmalar da delil zincirinin bir halkasıdır. Amazon Türkiye'de şikayet sonucu reddedildiğinde izlenecek yol hakkındaki rehberimiz, bu aşamada başvurulabilecek adımları açıklıyor.

Ekran görüntüsü alırken dikkat edilmesi gereken tek ayrıntı, tarayıcının adres çubuğunu ve sistem saatini görünür bırakmaktır. Bu basit önlem, daha sonra "o ilan zaten kaldırılmıştı" itirazını etkisiz hale getirir.

Savcılığa başvuru nasıl yapılır?

Cumhuriyet savcılığına şikayet iki yolla yapılabilir: doğrudan savcılık nöbetçisine sözlü beyanla ya da yazılı dilekçeyle. Uygulamada yazılı dilekçe her zaman tercih edilmelidir. Sözlü beyanda söylenenler tutanağa geçer, ancak tutanağın içeriği üzerinde kontrol imkânınız sınırlıdır.

Yetkili savcılık, suçun işlendiği veya sonucunun gerçekleştiği yerdeki Cumhuriyet başsavcılığıdır. Online satışlarda ürünün teslim alındığı yer yetkili sayılabilir; ancak bu konuda uygulamada farklı yorumlar çıkabilmektedir. Bir avukata danışmak, yetki sorunuyla zaman kaybetmemek için önemlidir.

Dilekçede bulunması gereken unsurlar şöyle özetlenebilir:

  1. Şikayetçi kimlik bilgileri – Ad, soyad ya da şirket unvanı, adres, iletişim bilgileri
  2. Şikayet edilen taraf bilgileri – Bilinen ad, adres; çevrimiçi satıcılarda mağaza adı ve platform
  3. Markanın tescil bilgileri – Tescil tarihi, sicil numarası, korunan sınıflar
  4. Fiilin anlatımı – Ne zaman, nerede, nasıl öğrenildiği; ürünün nasıl edinildiği
  5. Delillerin listesi ve ekleri – Hangi belgenin hangi numaralı ek olduğu açıkça belirtilmeli
  6. Hukuki nitelendirme talebi – "Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında marka hakkına tecavüz" ifadesi
  7. Talep – Soruşturma başlatılması, gerekirse arama ve el koyma kararı
  8. İmza ve tarih

Dilekçede madde numarası yazmak zorunlu değildir; savcı hukuki nitelendirmeyi kendisi yapar. Ancak "Sınai Mülkiyet Kanunu" ibaresini açıkça kullanmak, dosyanın doğru birime yönlendirilmesini kolaylaştırır.

Süreç işleme alındıktan sonra ne olur?

Savcılık başvuruyu aldıktan sonra soruşturma başlatır ya da kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. İkinci durumda itiraz hakkınız mevcuttur; bu aşamada bir avukat olmadan itiraz etmek güçtür.

Soruşturma başlarsa savcı; ifade alma, arama, el koyma ve bilirkişi incelemesi gibi işlemleri yürütür. Marka sahibi olarak bu aşamada müşteki (şikayetçi) sıfatıyla ifade verebilirsiniz. Bilirkişi süreci, teknik ayrıntıları gerektiren davalarda belirleyici bir rol oynar.

Soruşturma tamamlandığında iki seçenek vardır: iddianame düzenlenerek kamu davası açılır ya da kovuşturmaya yer olmadığına dair karar çıkar. Kamu davası açılması, artık devletin iddia makamı olduğu anlamına gelir. Marka sahibi bu aşamada müdahil sıfatıyla davaya katılabilir; bu, tazminat talebini de beraberinde açma imkânı tanır.

Dava süresince dikkat edilmesi gereken bir nokta: suç şikayete bağlı olduğundan şikayetin geri çekilmesi kovuşturmayı düşürür. Bu seçenek uzlaşma müzakerelerinde pazarlık aracı olarak kullanılabilir; ancak her kullanım stratejik değerlendirme gerektirir.

Savcılık aşamasına taşımadan önce noter kanalıyla ihtarname göndermek, hem karşı tarafı uyarmak hem de iyi niyet belgesi oluşturmak açısından değerlidir. İhtarname sürecinin nasıl işlediği ve savcılık yoluna ne zaman geçilmesi gerektiği ayrı bir rehberde ele alınmaktadır.

Beklenen süreler hakkında ne söylenebilir?

Marka hukuku davalarının ortalama süresi için doğrulanmış istatistiksel veri reyestrimizde bulunmamaktadır. Bu nedenle kesin bir rakam vermiyoruz. Uygulamada gözlemlenen tablo şudur: soruşturma aşaması dosyanın karmaşıklığına, bilirkişi sürecine ve savcılığın iş yüküne göre değişir. Bazı dosyalar aylarca sürerken bazıları yıllara yayılabilmektedir.

Süreyi etkileyen başlıca faktörler şöyle sıralanabilir:

Sürenin belirsiz olması, marka sahiplerinin yalnızca cezai yola başvurmak yerine paralel hukuki yollara da başvurmasını anlamlı kılar. İhtiyati tedbir kararı, hukuk mahkemesinde açılacak tazminat davası ve idari kanallar bu yollar arasındadır. Tazminat kavramı ve hesaplama mantığı hakkında temel bilgiler için tazminat nedir başlıklı sözlük sayfamıza bakabilirsiniz.

Sık yapılan hatalar nelerdir?

Yıllardır pazaryeri politikaları ve marka koruma iş akışlarını inceleyen ekibimizde, şikayetlerin işleme alınmamasına yol açan birkaç hatanın tekrar ettiğini görüyoruz. Bu hatalar çoğunlukla bilgi eksikliğinden değil, sürecin karmaşıklığından kaynaklanıyor.

Tescil belgesi olmadan başvurmak en sık karşılaşılan sorundur. Markanız TÜRKPATENT'te tescilli değilse Sınai Mülkiyet Kanunu koruması devreye girmez; bu durumda farklı bir hukuki yol değerlendirmeniz gerekir.

İkinci yaygın hata, delil zincirini belgelememektir. Ekran görüntüsü almak yeterli değildir; bu görüntülerin tarih damgası ve URL bilgisi taşıması, daha da iyisi noter onaylı tespit tutanağıyla desteklenmesi önerilir.

Üçüncü hata, yetkisiz savcılığa başvurmaktır. Yetki itirazı dosyanın başka savcılığa gönderilmesine ve ek süre kaybına yol açar.

Dördüncü hata, şikayet dilekçesinde ürünü yeterince tanımlamamaktır. Hangi ürünün hangi markayı ihlal ettiğini açık ve somut biçimde ortaya koymadan genel bir "sahte ürün satıyorlar" anlatımı işe yaramaz.

Beşinci hata ise avukat olmadan sürecin tamamını yürütmeye çalışmaktır. Şikayeti yapmak teknik olarak avukatsız da mümkündür; ancak soruşturma derinleştikçe, özellikle iddianame ve kovuşturma aşamasında, hukuki temsil olmaksızın hakların tam olarak kullanılması güçleşir. Bu ayrım önemlidir: avukat zorunlu değildir; ancak sürecin ilerleyen aşamalarında belirleyici olabilir.

Ne zaman avukata danışmak kaçınılmazdır?

Bazı durumlar, avukat olmadan ilerlemeyi gerçekten riskli kılar. Bunları sıralayalım:

SahteAvcı avukatlık hizmeti vermemektedir. Ancak sahte ürün vakalarında deneyimli, bağımsız hukuk bürolarıyla iş birliği yapıyoruz. Durumunuzu aktarırsanız uygun büroyla bağlantı kurmanıza yardımcı olabiliriz. Bunun için sahte ürün tespiti için eklentimizi edindikten sonra hukuki destek sayfamıza yönlenebilirsiniz.

Savcılık sürecine taşımadan önce elinizde sağlam bir delil paketi olması belirleyici fark yaratır. SahteAvcı, ilan analizinden ekran görüntüsü arşivine kadar delil oluşturma aşamasında size yardımcı olur. Durumunuzu anlatın; uygun bağımsız hukuk bürosuna yönlendirelim. Hukuki destek sayfasına gidin.

Sık sorulan sorular

Sahte ürün savcılık şikayeti için avukat gerekir mi?

Yasal olarak zorunlu değildir; şikayeti kendiniz yapabilirsiniz. Ancak soruşturmanın ilerleyen aşamalarında, özellikle itiraz ya da dava katılımı söz konusu olduğunda, hukuki temsil olmaksızın haklarınızı tam olarak kullanmak güçleşir. Davanın karmaşıklığına ve ticari boyutuna göre değerlendirin.

Cumhuriyet savcılığına şikayet ne kadar sürer?

Kesin bir süre vermek doğru olmaz; doğrulanmış istatistiksel veri bu konuda mevcut değildir. Soruşturma aşaması dosyanın karmaşıklığına, bilirkişi sürecine ve savcılığın iş yüküne göre aylarca ya da yıllarca sürebilir. Delil paketinin eksiksizliği süreci kısaltabilecek en kritik faktördür.

Cumhuriyet savcılığına şikayet için hangi belgeler gerekir?

Temel belgeler şunlardır: TÜRKPATENT tescil belgesi, taklit ürünün satın alma belgesi, ürün ve ilan ekran görüntüleri (tarih ve URL içeren), varsa uzman incelemesi raporu ve önceki bildirim yazışmaları. Eksik delille yapılan başvurular işleme alınmayabilir veya ek süre kaybına yol açar.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. SahteAvcı avukatlık hizmeti vermez; talep hâlinde iş birliği yaptığımız bağımsız hukuk bürolarına yönlendirme yapar. Somut olayınız için mutlaka bir avukata danışın.

Burak Şahin – Hukuk Analisti / Araştırmacı, SahteAvcı. Türk marka hukuku ve e-ticaret mevzuatı alanındaki gelişmeleri pazaryeri politikaları ve platform dokümantasyonu üzerinden izlemekte; bu içeriği kamuya açık mevzuat metinleri, hukuk bürosu bültenleri ve TÜRKPATENT yayınlarına dayanarak hazırlamıştır. SahteAvcı'nın tarama verilerinde taklit ürün içerdiği saptanan listelerin önemli bir bölümünde satıcının tescilsiz marka adı kullandığı gözlemlenmektedir; bu bulgu, Sınai Mülkiyet Kanunu'nun ön koşulu olan tescil gerekliğini pratikte kritik hale getirmektedir. Pazaryeri politikalarını incelediğimizde, platformların kaldırma süresinden önce marka sahipliği belgesi talep ettiği ve eksik belgeli şikayetleri işleme almadığı görülmektedir. Son güncelleme: 19 Haziran 2026.